<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss'><id>tag:blogger.com,1999:blog-8177674355581046396</id><updated>2010-01-23T10:37:18.484-08:00</updated><title type='text'>HOŞGELDİN 11 AYIN SULTANI  RAMAZAN 2009</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://ramazan.akderekoyu.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8177674355581046396/posts/default'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ramazan.akderekoyu.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>TURAN</name><email>noreply@blogger.com</email></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>11</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8177674355581046396.post-4394437801422330652</id><published>2009-08-20T08:59:00.001-07:00</published><updated>2009-08-20T09:02:34.456-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='2009 RİZE RAMAZAN İMSAKİYESİ'/><title type='text'>2009 RİZE RAMAZAN İMSAKİYESİ</title><content type='html'>&lt;iframe name="I3" src="http://www.akderekoyu.com/AKDERE/ramazanrize.html" width="550" height="950" scrolling="no" border="0" frameborder="0"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8177674355581046396-4394437801422330652?l=ramazan.akderekoyu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ramazan.akderekoyu.com/feeds/4394437801422330652/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://ramazan.akderekoyu.com/2009/08/2009-rize-ramazan-imsakiyesi_20.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8177674355581046396/posts/default/4394437801422330652'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8177674355581046396/posts/default/4394437801422330652'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ramazan.akderekoyu.com/2009/08/2009-rize-ramazan-imsakiyesi_20.html' title='2009 RİZE RAMAZAN İMSAKİYESİ'/><author><name>TURAN</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='07482984617962337747'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8177674355581046396.post-7404282197130546804</id><published>2009-08-20T08:59:00.000-07:00</published><updated>2009-08-20T09:00:52.370-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='2009 RİZE RAMAZAN İMSAKİYESİ'/><title type='text'>2009 RİZE RAMAZAN İMSAKİYESİ</title><content type='html'>&lt;iframe name="I3" src="http://www.akderekoyu.com/AKDERE/ramazanrize.html" width="550" height="850" scrolling="no" border="0" frameborder="0"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8177674355581046396-7404282197130546804?l=ramazan.akderekoyu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ramazan.akderekoyu.com/feeds/7404282197130546804/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://ramazan.akderekoyu.com/2009/08/2009-rize-ramazan-imsakiyesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8177674355581046396/posts/default/7404282197130546804'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8177674355581046396/posts/default/7404282197130546804'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ramazan.akderekoyu.com/2009/08/2009-rize-ramazan-imsakiyesi.html' title='2009 RİZE RAMAZAN İMSAKİYESİ'/><author><name>TURAN</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='07482984617962337747'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8177674355581046396.post-2364212087012302126</id><published>2009-08-09T23:21:00.001-07:00</published><updated>2009-08-09T23:21:40.412-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='VEDA HUTBESİ'/><title type='text'>VEDA HUTBESİ</title><content type='html'>(Bu hutbe, M.S. 632 yılında Hz. Muhammed (S.A.V.) Efendimiz tarafından yüz bini aşkın müslümana irad edilmiştir. Hz. Muhammed (S.A.V.) Allah'a hamd ve senâdan sonra şöyle buyurmuştur.)&lt;br /&gt;EY İNSANLAR! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz. İNSANLAR! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ASHABIM!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ASHABIM!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ASHABIM!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İNSANLAR!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İNSANLAR!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MÜ'MİNLER!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır. MÜ'MİNLER! Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ASHABIM!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İNSANLAR!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İNSANLAR!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur. İNSANLAR! Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.) Şahid ol yâ Rab! Şahid ol yâ Rab! Şahid ol yâ Rab!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8177674355581046396-2364212087012302126?l=ramazan.akderekoyu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ramazan.akderekoyu.com/feeds/2364212087012302126/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://ramazan.akderekoyu.com/2009/08/veda-hutbesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8177674355581046396/posts/default/2364212087012302126'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8177674355581046396/posts/default/2364212087012302126'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ramazan.akderekoyu.com/2009/08/veda-hutbesi.html' title='VEDA HUTBESİ'/><author><name>TURAN</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='07482984617962337747'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8177674355581046396.post-7716884203490487483</id><published>2009-08-09T23:17:00.001-07:00</published><updated>2009-08-09T23:24:09.454-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ORUÇ'/><title type='text'>ORUÇ</title><content type='html'>ORUÇ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahur vaktinde güneş batıncaya kadar yemek, içmek ve orucu bozan şeylerden sakınmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ey müminler, oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi Allah'a karşı gel­mekten sakınasınız diye size de farz kılındı?" (Bakara 185)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Farz olan oruç: Belli zamanda tutulan oruçtur. Ramazan ayı orucu gibi her müslümana farzdır. Ramazan ayında tutulur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanı belli olmayan oruçlar: Keffaret oruçlarıdır. Kazaya kalan ramazan orucu gibidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaza: Orucu sonradan gününe gün tutmaktır. Keffaret (Ceza): l güne 60 gün tutmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orucun Farz Olmasının Şartlan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Müslüman olmak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Akıllı olmak (delilere farz değildir)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Baliğ olmak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-Aybaşı ve lohusa olmamak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5- Hasta olmamak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6- Yolculukta bulunmamak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7-Orucun farz olduğunu bilmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orucun Edasının Şartlan :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Sıhhatli olmak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-Mukim (misafire farz değildir; ancak tutamadıkları oruçları sonradan kaza ederler.) olmak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orucun Edasının Sıhhat Şartlan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Kadmların hayız ve nifas hallerinde temiz olmalın (bu durumda tutamadıkları oruçları sonradan tutarlar). 2-Niyet etmek, niyet etmeden oruç tutmak sahih olmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ORUCU BOZAN ŞEYLER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;l-Yemek, içmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-Ağıza giren kar, yağmur, dolu gibi şeyleri yutmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-Kulağa, buruna, boğaza ilaç damlatmak, şırınga yaptırmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-Cinsi münasebette bulunmak.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oruç&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah'ın buyrukları ve yasakları elbetteki kulların iyiliği içindir. İslâm bilginleri bütün hükümlerin insanların yararlarını gerçekleştirme amacına yönelik olduğu konusunda görüş birliği etmişlerdir. Bu bakımdan, Allah'ın yapılmasını istediği şeylerde kullar için çok büyük faydalar, yasakladığı şeylerde ise büyük zararlar bulunduğu kesindir. Kur'ân-ı Kerîm'de akla aykırı hiçbir emir ve yasak bulunmamakla birlikte, bütün emir ve yasakların yarar ve hikmetlerini bilmek de mümkün değildir. Kaldı ki, ibadetler dinin bir yönüyle akıl üstü ve bir yönüyle sembolik törenleri kapsamında değerlendirildiği vakit, o dinin mensupları, benimsemiş oldukları dinin bu gereklerini bir hikmet, bir yarar arama telâşına düşmeden yerine getirmek durumundadırlar. Bununla birlikte öteden beri İslâm bilginleri çeşitli ibadetlerin yarar ve hikmetleri konusunda kafa yormuş, bunların kişisel pratik yararlarından çok, insan nefsinin arındırılması ve yükseltilmesi yolunda fonksiyonel hale getirmeye çalışmışlardır. İbadetleri, bir hedefe erişmenin yolu olarak görebilenler için bu kulluk görevleri, artık sırtta taşınan ve bir an önce indirilmeye çalışılan bir yük olmaktan çıkar ve âdeta üzerinde yükseklere ulaşılan bir araç haline gelir. İbadet esasen Hakk'ın emrine riayet olduğu gibi, sonuç itibariyle, halkın hakkına riayeti de içerir. Bu sebeple de ibadette Hakk'ın ve halkın hukukuna riayet birlikte gerçekleşir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İslâm dini ferdin toplum içinde uyumlu, güvenilir ve hoşgörülü olmasını sağlamaya yönelik düzenlemeler getirdiği gibi onun yaratıcı ile olan bağlantısını daha derinden hissetmesine, devam ettirmesine ve geliştirmesine hizmet edecek düzenlemeler de getirmiştir. Hukuka riayet bakımından halkı ve Hakk'ı birbirinden ayırmak isabetli olmadığı gibi, halk ile ilişkilerin Hakk'ı ilgilendirdiğini göz ardı etmek de mümkün değildir. Peygamberimiz’in "İnsanlara teşekkür etmeyen Allah'a şükretmez" (Ebû Dâvûd, “Edeb”, 11), "Merhamet etmeyene merhamet olunmaz" (Buhârî, “Edeb”, 18; Müslim, “Fezâil”, 65) ve "Hakkında üç komşusunun olumlu tanıklıkta bulunduğu kişiyi Allah affetmiştir" (Tirmizî, “Cenâiz”, 63) gibi ifadeleri bu bağlantıyı işaretlemektedir. Yûnus da her halde "Yaratılanı sevdik yaratandan ötürü" derken vurguyu aynı noktaya yapıyordu. Bu itibarla İslâm, kişinin yaratanı ile gönül bağına, kendisiyle barışık olmasına önem verdiği gibi insanlarla "iyi geçim"ine de aynı önemi vermiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gazzâlî orucun üç derecesinden bahsederken, bedende iştah ve şehvetin tatmin yeri ve aracı olan iki âzayı yani mide ve cinsel organı, iştah ve şehvet duyduğu şeylerden mahrum etmekten ibaret olan orucu, "sıradan insanların orucu" (avam orucu) olarak; buna ilâveten gözü, kulağı ve diğer âzaları günahtan korumayı "özel kişilerin orucu" (havas orucu) olarak ve tüm bunlara riayet ettikten başka, kalbini düşük emellerden, dünya düşüncelerinden kısaca, mâsivâdan arıtarak bütün varlığıyla Allah'a bağlanmayı ise "daha özel kişilerin orucu" (ehassü'l-havâs orucu) diye tanımlar. Orucun hangi derecesi alınırsa alınsın, ibadetin toplumsal ilişkilere, toplumsal hayata, kısaca "iyi geçim"e yönelik olumlu sonuçları açıkça görülecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanların arasındaki çekişmenin, kavganın temel sebeplerinden biri insanların, iştah ve şehvetlerini ölçüsüzce tatmin etmeye çalışması ve belki bu amacı gerçekleştirmek üzere mal ihtiraslarıdır. Birinci kademedeki oruç bile bu ihtirası dizginlemenin, iştah ve şehveti kontrol altına almanın bizzat gerçekleştirilen ve tecrübe edilen bir yolu olmaktadır. İştah ve şehveti alabildiğine ve ölçüsüzce tatmin peşinde koşmak şeytanî bir tutum olup oruç tutmak bu yönüyle şeytanı zincire vurmak anlamına gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peygamberimiz’in, orucun ikinci yönünü vurgulayan "Oruç bir kalkandır; sakın, oruçluyken, cahillik edip de kem söz söylemeyin. Birisi size sataşacak veya dalaşacak olursa, 'ben oruçluyum, ben oruçluyum' deyin" sözü (Buhârî, “Savm”, 9; Müslim, “Sıyâm”, 30), izaha gerek bırakmayacak şekilde, "iyi geçim"i vurguluyor. Oruç, sadece iştah ve şehveti dizginlemek değildir, ayrıca ağzını ve dilini kötü ve çirkin söz söylemekten korumaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İbadetlerin sırlarını, gerçek mâna ve önemini kavrayan kimi âlimler namaz kıldığı, oruç tuttuğu halde, hâlâ çirkin işler yapan ve fenalıktan sakınmayan kimseyi, abdest alırken yüzünü, eline su almadan üç kere yıkayan kimseye benzetmişlerdir: Uzaktan bakan onun abdest aldığını zannetse de o gerçekte abdest almamaktadır. Peygamberimiz "Oruç tutan öyle insanlar vardır ki, kârları sadece açlık ve susuzluk çekmektir" (İbn Mace, “Sıyâm”, 21) derken bu durumu kastetmiş olmalıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ORUCUN MAHİYETİ ve ÖNEMİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oruç Farsça'daki rûze kelimesinin Türkçeleşmişşeklidir. Arapça'sı savm ve sıyâmdır. Savm kelimesi Arapça'da "bir şeyden uzak durmak, bir şeye karşı kendini tutmak, engellemek" anlamında kullanılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fıkıh terimi olarak ise, imsak vaktinden iftar vaktine kadar, bir amaç uğruna ve bilinçli olarak, yeme içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmsak, Arapça'da, "kendini tutmak, engellemek" anlamına gelir. Orucun temel unsuru da (rükün) bu anlamdır. İmsak vakti tabiri, dilimizde, oruç yasaklarından (yeme içme ve cinsel ilişki) uzak durma vaktinin başlangıcı anlamında kullanılır. İmsak vakti, tan yerinin ağarması olup, bu andan itibaren yatsı namazının vakti çıkmış, sabah namazının vakti girmiş olur; bu vakit aynı zamanda sahurun sona erip orucun başlaması vaktidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İftar vakti ise, oruç yasaklarının sona erdiği vakit anlamında olup, güneşin batma vaktidir. Bu vakitle birlikte akşam namazının vakti de girmiş olur. Gündüz ve gecenin teşekkül etmediği bölgelerde oruç süresi, buralara en yakın normal bölgelere göre belirlenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmsakin, ikinci fecirle başlayacağı konusunda fakihler arasında görüş birliği olmakla birlikte, kimi fakihler bu hususta, daha ihtiyatlı olduğu gerekçesiyle fecr-i sâdıkın ilk doğuş anına, kimileri ise oruç tutanlar lehine olduğu gerekçesiyle ışığın biraz uzayıp dağılmaya başladığı zamana itibar edilmesini önermişlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Âyette orucun başlangıç ve bitiş vakti, mecazi bir anlatımla şöyle belirtilir: "...Fecrin beyaz ipliği (aydınlığı) siyah ipliğinden (siyahlığından) ayırt edilecek hale gelinceye kadar yiyip içiniz; sonra, akşama kadar orucu tamamlayın..." (el-Bakara 2/187).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmsak vaktinden iftar vaktine kadar yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmanın bir amacı olmalı ve bu iş bilinçli olarak yapılmalıdır. Bu amaç ve bilinç, orucun Allah rızâsı için tutuluyor olmasıdır ki kısaca "niyet" tabiri ile anlatılır. Bu amaç ve bilinç olmadığı zaman, meselâ imkân bulamadığı için veya perhiz, rejim, zindelik gibi başka amaçlar için bu üç şeyden (yeme, içme, cinsel ilişki) uzak durmak oruç olarak değer kazanmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oruç, Peygamberimiz’in hicretinden bir buçuk sene sonra şâban ayının onuncu günü farz kılınmış olup, İslâm'ın beşşartından biridir. Peygamberimiz bu hususu "İslâm beşşey üzerine kurulmuştur: Allah'tan başka Tanrı olmadığına ve Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna tanıklık etmek; namaz kılmak, zekât vermek, ramazan orucunu tutmak ve gücü yetenler için Beytullah'ı ziyaret etmektir (hac)" diyerek bildirmiştir (Buhârî, “Îmân”, 34, 40; “İlim”, 25; Müslim, “Îmân”, 8).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orucun farz kılındığını bildiren âyetler de şunlardır:&lt;br /&gt;"Ey iman edenler! Sizden öncekilere olduğu gibi, size de oruç tutma yükümlülüğü getirilmiştir; bu sayede kendinizi koruyacaksınız. Oruç sayılı günlerdedir. İçinizden hasta veya yolculukta olanlar başka günlerde tutabilirler; hasta veya yolcu olmadığı halde oruç tutmakta zorlananlar ise bir fakir doyumluğu fidye vermelidir. Daha fazlasını veren, kendine daha fazla iyilik etmiş olur; fakat yine de, eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır" (el-Bakara 2/183-184).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oruç tutmak, diğer ibadetlere nazaran biraz daha sıkıntılı olduğu için Allah, orucun farz kılındığını bildirirken, psikolojik rahatlatma sağlayacak ve emre muhatap olan müslümanların yüksünmesini engelleyecek bir üslûp kullanarak, oruç tutmanın önceki ümmetlere de farz kılındığını belirtmesi yanında, ayrıca orucu daha sıkıntılı hale getirmesi muhtemel iki durumu (hastalık ve yolculuk) oruç emrinin hemen peşinden geçerli mazeret olarak zikretmiştir. Bu üslûp, meselâ öteki ümmetlerde de bulunduğu anlaşılan namaz için kullanılmamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oruç riyânın en az karışacağı bir ibadet olduğu için sevabı en fazla olan ibadetlerden sayılmıştır. Peygamberimiz'den nakledildiğine göre, orucun bu yönüne ilişkin olarak Allah, "Oruç benim içindir; onun karşılığını ben vereceğim" (Buhârî, “Savm”, 2, 9; Müslim, “Sıyâm”, 30) buyurmuştur. Bu bakımdan oruç tutmanın sevap olarak karşılığı oldukça yüksektir. Cennetin özel olarak oruç tutanların girmesi için ayrılmış bulunan "reyyân" adlı kapısından girme hakkı (Buhârî, “Savm”, 4) bu karşılığın mukaddimesi sayılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oruç, nefsin isteklerinden iradî olarak uzak durma olması yönüyle bir irade eğitimine, açlık ve susuzluğun verdiği sıkıntıya dayanma yönüyle de bir sabır eğitimine dönüşmektedir. İnsanın hayatta başarılı olabilmesi için irade hâkimiyeti ve güçlükler karşısında dayanabilme gücü de önemli bir role sahiptir. Nefsin isteklerinin kontrol altına alınmasında, ruhun arındırılıp yüceltilmesinde oruç etkili bir yoldur. Bu orucun değişik biçimlerde de olsa hemen bütün din ve kültürlerde riyâzet ve mücâhede yolu olarak mevcut olmasını da açıklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplumsal hayatta huzursuzluklara yol açan taşkınlıklar, büyük ölçüde insanın hayvanî yönünü tatmin eden maddî zevklere düşkünlükten kaynaklanır. Maddî zevk deyince de akla, yeme içme ve cinsel ilişki gibi zevkler gelir. İşte oruç, insanı maddî zevk ve şehvetler peşinde koşturan, dolayısıyla da, Allah'ın haklarına riayet edemediği için kendisine zulmetmesine, insanların haklarına riayet edemediği için onlara zulmetmesine sebep olan nefs-i emmâreyi teskin etmenin de bir ilâcı, aşırılıkları törpülemenin bir çaresidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oruç, yoksulların durumunu daha iyi anlamaya, dolayısıyla onların sıkıntılarını giderme yönünde çaba sarfetmeye de vesile olur. "Tok, açın halinden anlamaz" atasözü de bunu ifade eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orucun, dinimizde önemli bir yeri olan sabır konusuyla irtibatı da burada hatırlanmalıdır. "Namaz ve sabırla yardım isteyin" (el-Bakara 2/153) ve "Sabredenlere ecirleri hesapsız olarak tastamam verilir" (ez-Zümer 39/10) gibi âyetler, "Oruç sabrın yarısıdır" (Tirmizî, “Da‘avât”, 86) diyen ve orucun Allah için olup mükafâtını da kendisinin hesapsız olarak vereceğini bildiren hadislerin ortak anlamı, orucun sabır boyutunu ve bunun fazilet ve sevabının yüksekliğini anlatır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bunlara ilâveten orucun sağlık açısından pek çok yararları bulunduğu da uzman hekimler tarafından ifade edilmektedir. Ramazan orucu zahiren bakıldığında, bir yıl boyunca çalışan vücut makinesinin dinlenmeye ve bakıma alınması gibidir. Oruç, özellikle mide ve sindirim organlarının dinlenmesi için iyi bir moladır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oruçla ilgili olarak ilki kutsî hadis olmak üzere Peygamberimiz’in bazı sözleri şöyledir:&lt;br /&gt;"Her bir iyilik için on mislinden yedi yüz misline kadar karşılık olabilir; fakat oruç başkadır. Çünkü oruç benim içindir ve onun ecrini ben vereceğim" (Müslim, “Sıyâm”,164; Nesaî, “Sıyâm”, 42).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Kim iman ederek ve sevabını Allah'tan umarak ramazan orucunu tutarsa önceki günahları affedilir" (Buhârî, “Savm”, 6).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Canımı elinde tutan Allah'a yemin ederim ki; oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha hoştur; Allah der ki: Ağzı kokan şu kul şehvetini, yemesini, içmesini benim için terkediyor. Mademki sırf benim için oruç tutmuş, o orucun ecrini ben veririm" (Buhârî, “Savm”, 9; Müslim, “Sıyâm”, 164).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Oruçlu için birisi iftar ettiği vakit, öteki Rabbi ile karşılaştığı vakit olmak üzere iki sevinç vardır" (Buhârî, “Savm”, 9).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Oruç bir kalkandır" (Buhârî, “Savm”, 9; Tirmizî, “Îmân”, 8).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rivayet edildiğine göre saçı başı dağınık bir adam Hz. Peygamber'e gelerek,&lt;br /&gt;-"Ey Allah'ın elçisi! Allah'ın beni yükümlü tuttuğu orucun miktarını söyle" demiş, Peygamberimiz "Ramazan ayını oruçlu geçir" buyurmuş, adam bu defa "Bunun dışında başka oruç tutmam gerekiyor mu?" diye sormuş, Peygamberimiz de "Hayır, yükümlü olduğun başka oruç yoktur. Fakat, nâfile olarak tutabilirsin" cevabını vermiştir. Adam aynı şekilde sorularına devam ederek zekât, namaz ve hac konusunda bilgiler aldıktan sonra "Sana ikramda bulunan Allah'a yemin olsun ki, bu söylenenlerden fazla bir şey de yapmam, eksik de bırakmam" diyerek çekip gitmiş, Peygamberimiz de arkasından şöyle söylemiştir: "Şayet dediğini yaparsa bu adam kurtulmuştur" (Buhârî, “Savm”, 1; Müslim, “Îmân”, 9).&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8177674355581046396-7716884203490487483?l=ramazan.akderekoyu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ramazan.akderekoyu.com/feeds/7716884203490487483/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://ramazan.akderekoyu.com/2009/08/oruc.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8177674355581046396/posts/default/7716884203490487483'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8177674355581046396/posts/default/7716884203490487483'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ramazan.akderekoyu.com/2009/08/oruc.html' title='ORUÇ'/><author><name>TURAN</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='07482984617962337747'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8177674355581046396.post-831421003527514143</id><published>2009-08-09T23:09:00.001-07:00</published><updated>2009-08-09T23:10:41.836-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='40 HADİS'/><title type='text'>40 HADİS</title><content type='html'>&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 225px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/Sn-5v5lFowI/AAAAAAAAAsw/G3YZbeukhUQ/s320/126_kirkhadis.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5368213513410290434" /&gt;&lt;br /&gt;(Allah Resûlü) “Din nasihattir/samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah'a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün Müslümanlara” diye cevap verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İslâm, güzel ahlâktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanların Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de: “Utanmadiktan sonra dilediğini yap!” sözüdür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz. (Mümin, iki defa ayni yanılgıya düşmez)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nerede olursan ol Allah'a karşı gelmekten sakin; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakin gereğine göre davran.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah, sizden birinizin yaptığı isi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü “Lâ ilâhe illallah (Allah'tan başka ilah yoktur)” sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü'min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müslüman müslümanin kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslüman bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir müslüman(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birbirinize buguz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah' i n kulları, kardeş olun. Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında siddîk (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzap (çok yalancı) diye yazılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Mümin) kardeşinle münakasa etme, onun hoşuna gitmeyecek sakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;( Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan tas, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah sizin ne diş görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve islerinize bakar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah' i n rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah' i n öfkesi de anne babanın öfkesindedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir: Mazlumun duası, misafirin duası ve babanın evladına duası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir hediye veremez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karsı en iyi davrananlarınızdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peygamberimiz işaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek: “Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette iste böyle yan yanayız” buyurmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(İnsani) helâk eden su yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah'a sirk koşmak, sihir, Allah' i n haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim mali yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah'a ve ahiret gününe imân eden kimse, komsusuna eziyet etmesin. Allah'a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah'a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cebrâil bana komsu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki; ben (Allah Teâlâ) komsuyu komsuya mirasçı kılacak zannettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dul ve fakirlere yardim eden kimse, Allah yolunda cihad eden veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle geçiren kimse gibidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her insan hata eder. Hata isleyenlerin en hayırlıları tövbe edenlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müminin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O'nun her isi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizi aldatan bizden değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden ya da affedilmedikçe) cennete giremezler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsçiye ücretini, (alnının) teri kurumadan veriniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir müslümanin diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o Müslüman için birer sadakadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rabbinize karşı gelmekten sakinin, beş vakit namazınızı kilin, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8177674355581046396-831421003527514143?l=ramazan.akderekoyu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ramazan.akderekoyu.com/feeds/831421003527514143/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://ramazan.akderekoyu.com/2009/08/40-hadis.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8177674355581046396/posts/default/831421003527514143'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8177674355581046396/posts/default/831421003527514143'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ramazan.akderekoyu.com/2009/08/40-hadis.html' title='40 HADİS'/><author><name>TURAN</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='07482984617962337747'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/Sn-5v5lFowI/AAAAAAAAAsw/G3YZbeukhUQ/s72-c/126_kirkhadis.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8177674355581046396.post-8822116821492704927</id><published>2009-08-09T23:05:00.000-07:00</published><updated>2009-08-09T23:07:02.737-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='RAMAZAN ORUCU'/><title type='text'>RAMAZAN ORUCU</title><content type='html'>Soru: Orucun farzlari nelerdir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap: Islâmin bes sartindan dördüncüsü, mübârek Ramazan ayinda, hergün oruç tutmaktir. Oruç, hicretten onsekiz ay sonra, Sa'bân ayinin onuncu günü, Bedr gazâsindan bir ay evvel farz oldu. Ramazan, yanmak demektir. Çünkü, bu ayda oruç tutan ve tevbe edenlerin günâhlari yanar, yok olur. Ramazanda oruç tutmak akil bâlig olan her müslümana farzdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orucun farzlari&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Niyet etmek,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Niyeti ilk ve son vakitleri arasinda yapmak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Fecr-i sâdik, ya'nî tan yeri agarmasindan, günesin batmasina kadar olan zaman [ya'nî ser'î gündüz] içinde, orucu bozan seylerden sakinmaktir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ramazanin girisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru: Ramazanin girisi nasil tespit edilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap: Hadîs-i Serîfte, (Ayi görünce oruç tutunuz! Tekrar görünce, orucu birakiniz!) buyuruldu. Bu emre göre, Ramazan ayi, hilâlin [yeni ayin] görülmesi ile baslar. Hilâli görmeden önce yapilan hesâb ile, takvîm ile baslamak câiz olmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sa'bân ayinin otuzuncu gecesi, günes gurûb edince, hilâli aramak vâcib-i kifâyedir. Oruç, fecrin agarmasindan, günes batincaya kadar, yemeyi, içmeyi ve cimâ'i terketmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orucun niyet vakti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru: Orucun niyet vakti ne zaman baslar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap: Bir gün evvel günes batmasindan, oruç günü (Dahve-i kübrâ)ya kadar, Ramazan orucuna kalb ile niyet etmek de farzdir. Belli gün olan adak orucunun ve nâfile orucun niyet zamani da böyledir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hergün ayri niyet etmek lâzimdir. Ramazan orucuna niyet ederken, Ramazan demeyip, yalniz oruç demek veya nâfile oruç demek de câizdir. Dahve-i kübrâ vakti, oruç müddetinin ya'nî ser'î gündüz müddetinin yarisidir ki, zevâl vaktinden öncedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fecr, ya'nî imsâk vaktinden evvel niyet ederken, (Niyet ettim, yarin oruç tutmaya) denir. Imsâktan sonra niyet ederken, (bugün oruç tutmaya) denir. Ramazan-i Serîf orucu, her müslümana farz oldugu gibi, tutamiyanlarin kazâ etmeleri de farzdir. Kazâ ve keffâret orucuna ve mu'ayyen olmayan adak oruçlarina fecrden sonra niyet edilemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayvan zekâti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru: Hayvanlarin zekâti var midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap: Yilin yaridan fazlasinda parasiz çayirda otliyan hayvanlar, üretmek için, [sütü için] olursa, bunlara (Sâime) hayvan denir. Sâime hayvan sayisi, nisâb miktari olduktan bir yil sonra, zekâti verilir. Yün için, yük tasimak için, binmek için olursa, sâime denilmez ve zekât lâzim olmaz. Deve, sigir gibi baska cinsden sâime hayvanlar, birbirlerine ve diger ticâret esyâsina eklenmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deve zekâti: Devenin nisâbi bestir. Bes devesi olan, bir koyun verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigir zekâti: Sigirin nisâbi otuzdur. Otuz sigir için bir adet, bir yasini asmis erkek veya disi buzagi verilir. Kirktan ellidokuza kadar sigiri olan, bir adet, iki yasini bitirmis, erkek veya disi dana verir. Manda zekâti, sigir gibidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koyun zekâti: Koyunun nisâbi kirktir. 40'dan 120'ye kadar koyunu olan, yalniz bir koyun verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimler oruç tutmaz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru: Hasta olanlar nasil oruç tutar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap: Dînimiz, insana yapamiyacagi isleri yüklememistir. Ibâdetlerde her türlü kolayligi göstermistir. Meselâ, hasta, hastaligi artacak ise, hâmile kadin, süt veren kadin, harbeden asker zayif olursa, oruç tutmaz. Iyi olunca kazâ eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sefere çikan, ya'nî üç günlük yola [104 kilometreye] gitmek için niyet ederek yola çikan, seferî olur. Böyle misâfir, orucunu ertesi gün bozabilir ve Ramazandan sonra kazâ eder ise de, zarar etmezse, tutmasi efdaldir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yolda ve onbes günden az kalacagi yerde tuttugu orucu bozarsa, keffâret lâzim olmaz. Misâfirligi bitip evine gelince veya gittigi yerde onbes gün kalmaya niyet edince, tutmadigi günleri kazâ eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasta, hastaliginin artmasyndan veya iyi olmasinin gecikmesinden yâhud siddetli agri gelmesinden korkar ise, oruç tutmayip sonra kazâ eder. Bu, Tabîb-i müslim-i hâzik'in söylemesi ile anlasilir. Hâzik, mütehassis, uzman olmak demektir. Kâfir ve fâsik, ya'nî büyük günâh isledigi bilinen tabîbe muâyene ve tedâvî, zarûrî hâllerde câizdir. Fakat bunlarin sözleri ile ibâdet bozulmaz. Orucunu bozarsa, keffâret lâzim olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ba'zi agir hastalar hariç hemen hemen her hasta oruç tutabilir. Yillarca oruç tutturulmayan birçok hastaya, yakinen tanidigimiz dahiliye mütehassisi bir doktor, oruç tutturdu. Ilâçlarin dozlarini oruç vaktine, ya'nî sahura ve imsâka göre ayarladi. Hastalarin en ufak bir sikintisi olmadi. Yeter ki doktor, hastasinin oruç tutmasini istesin. Pesin hükümlü olmasin. Tedâviyi ona göre ayarlar. Bu olmiyacak bir is degildir. Bunun için dînimiz, her doktorun degil, o bransta mütehassis olma sartini ve müslüman olmasi sartini getirmistir. Mütehassisi olmazsa yanlis karar verebilir. Sâlih müslüman degilse, dînin emir ve yasaklarina önem vermiyecegi için, bunun sözünü de ölçü kabûl etmemistir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ihtiyâr olup, ölünceye kadar Ramazan orucunu veya kazâya kalmis oruçlarini tutamiyacak kimse ve iyi olmasindan ümit kesilen hasta, oruç tutmaz, fakat gizli yer. Böyle kimse zengin ise, hergün için bir fitra, ya'nî binyediyüzelli gram bugday veya un veya kiymeti kadar altin veya gümüs parayi, bir veya birkaç fakîre verir. Ramazanin basinda veya sonunda toptan hepsi bir fakîre de verilebilir. Fidye verdikten sonra hasta iyilesirse, Ramazan oruçlarini ve kazâ oruçlarini tutar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kutuplarda oruç&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru: Kutuplarda olan nasil oruç tutar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap: Kutuplara ve Ay'a giden müslümanin da, seferî degilse, Ramazanda gündüzleri oruç tutmasi lâzimdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24 saatten daha uzun günlerde, oruca saatle baslar ve saatle bozar. Gündüzü böyle uzun olmiyan bir sehirdeki müslümanlarin zamanina uyar. Eger oruç tutmazsa, gündüzleri uzun olmayan yere gelince kazâ eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oruç çesitleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru: Kaç çesit oruç vardir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap: Sekiz çesit oruç vardir. Bunlar sunlardir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Farz oruçlar: Iki kisimdir. Birincisi, belli bir zamanda tutulan Ramazan-i Serîf orucu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Ikincisi, belli bir zamanda olmiyan kazâ ve keffâret oruçlari.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Vâcib oruçlar: Bunlar da, mu'ayyen olur. Belli gün veya günler oruç tutmayi adamak gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- Gayri mu'ayyen oruçlar: Herhangi bir gün veya birkaç gün oruç adamak gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5- Sünnet olan oruçlar: Muharremin dokuzuncu ve onuncu günleri oruç tutmak gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6- Müstehab oruçlar: Her Arabî ayin 13, 14 ve 15. günleri oruç tutmak gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7- Harâm olan oruçlar: Ramazan bayraminin birinci günü ve Kurban bayraminin her dört günü oruç tutmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8- Mekrûh olan oruçlar: Muharremin yalniz onuncu günü, yalniz cumartesi günleri, Nevruz ve Mihrican günleri ve bütün sene, her gün oruç tutmak ve konusmamak sartiyla oruç tutmak mekrûhtur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orucu bozan seyler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru: Orucu bozan seylerin belli baslilari nelerdir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap: Ilmihâl kitaplarinda orucu bozan ve keffâret gerektiren hâller için genel kâide bildirilmistir. Gida veya devâ ya'nî ilâç olarak, faydali birsey yemek, içmek, zevk, keyif veren birseyi agizdan almak ve cima' orucu bozar. Orucu bozan bu seyler, bilerek yapilinca hem kazâ hem keffâret gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orucu bozup hem kazâyi, hem de keffâreti gerektiren husûslardan ba'zilari sunlardir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Ramazan ayinda oruçlu oldugunu bildigi hâlde ve imsâktan önce niyetli iken, gündüz fâideli birsey yiyip içmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Sigara içmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Kan aldirmak ve giybet etmek gibi orucu bozmadigi iyi bilinen bir seyden sonra, orucu bozuldu sanarak bile bile yemek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- Ramazanin bir gününde, kazâ lâzim olan birseyi yaparak orucunu bozan kimse, baska gününde de bu seyi kasten yine yaparsa keffâret de lâzim olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5- Agzina giren kar, yagmur ve doluyu istiyerek yutmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6- Toprak yeme aliskanligi olan kimsenin, yenmesi âdet olan toprak ve kil yemesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7- Az tuz yemek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8- Oruçlu oldugunu unutarak yiyen kimse, oruçlu oldugunu hatirladiktan sonra orucu bozulmadigini bildigi hâlde, yine yiyip içerse orucu bozulur. Hem kazâ hem de keffâret lâzim olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orucu bozup sadece kazâ gerektiren hâller&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Hatâ ile meselâ, abdest alirken bogaza su kaçmasi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Kulaga yas, ilâç damlatmak, derideki yaradan içeri girecek ilâç koymak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Vücuda, igne ile ilâç ve asi siringa etmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- Kagit, pamuk, ot, pismemis pirinç, dari, mercimek tanesi gibi ilâç ve gida olmiyan birseyi yutmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5- Zorliyarak agiz dolusu kusmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6- Dislerin kanamasinda, yalniz kani veya tükürükle ayni miktardaki karisik kani yutmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7- Imsâk vaktinden sonra, daha gece zannederek yiyip içmeye devam etmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8- Günes batti, ezân okundu zannederek, iftâr vakti gelmeden yimek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9- Oruçlu oldugunu unutup, yiyip içtikten sonra, orucum bozuldu diyerek, yiyip içmeye devam etmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10- Istimna, (mastürbasyon) yapmak. [Uykuda iken ihtilâm olmak orucu bozmaz.]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11- Tahâretlenirken içeri su kaçirmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12- Lavman yaptirmak, orucu bozar. Kadinlarin, kadin hastaliklarindan muayenelerinde oruç bozulabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13- Zorla orucu bozdurulmus olmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14- Burna sivi ilâç damlatmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15- Burna kolonya çekmek. Burna çekmeyip sadece koklarsa bir zarari olmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16- Baskalarinin içtigi sigara dumanini istiyerek çekmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17- Dis çektirmek için uyusturucu igne vurdurmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18- Astim hastalarinin, kriz hâlinde ilâçli sprey kullanmalari orucu bozar. Ilâçsiz oksijen gazi bozmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19- Hastalarin, dil altindan, yutmasa da ilâç almasi orucu bozar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalb rahatsizligi için saglam deri üzerine konan ve derinin gözeneklerinden emilerek kalbe fayda veren ilâç, saglam deri üzerine konuldugu için orucu bozmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20- Kadinlarin ve erkeklerin ilâç olarak fitil kullanmalari orucu bozar. Fakat guslü gerektirmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orucu bozmayan seyler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru: Orucu bozmayan seyler nelerdir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap: Bir ibâdeti yaparken, o ibâdetin farzlarini, vâciblerini, sünnetlerini, mekrûhlarini ve müfsitlerini ya'nî bozan seyleri de bilmek lâzimdir. Bunlar bilinmezse, yapilan ibâdet sihhatli olmaz. Hattâ öyle olur ki, ibâdet yaptigimizi zannettigimiz hâlde, o ibâdet bozulmus, ibâdet olmaktan çikmis olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meselâ, orucun farzlarindan birisi, orucun baslayis vaktinden bitis zamanina kadar, orucu bozan seylerden sakinmaktir. Bunun için orucun farzlarini, mekrûhlarini ve müfsitlerini, ya'nî orucu bozan hâlleri ve bozmayan seyleri iyi bilmek lâzimdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orucu bozmayan seylerden ba'zilari:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Oruçlu oldugunu unutarak yiyip içmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Ihtilâm olmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Tentürdiyot ve yas sürünmek ve sürme çekmek. (Bunlarin rengi, kokusu tükürükte, idrarda belli olsa bile orucu bozmaz.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- Giybet etmek. (Giybet orucu bozmaz ise de, harâmdir orucun sevâbini azaltir.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5- Istemiyerek agiz dolusu kusmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6- Isteyerek, zorlayarak, biraz kusmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7- Kulagina su kaçmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8- Agzina, burnuna, bogazina toz, duman ve sinek kaçmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9- Oksijen gazi tüpü ile sun'î hava verilmek. (Gazin içine ilâç konmus ise bozar.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10- Baskalarinin içtigi sigaranin dumani, sakindigi hâlde agzina burnuna girmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11- Agzini yikadiktan sonra, agzinda kalan yasligi tükürük ile yutmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12- Gözüne ilâç koymak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13- Dis çukuruna ilâç koymak. (Tadi bogazda duyulsa bile bozmaz.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14- Yutmadan yemegin tadina bakmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15- Çiçek, kolonya koklamak. Kolonyayi burnuna iyice çekerse bozulur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16- Disleri arasinda sahur vaktinden kalan, nohuttan küçük seyi yutmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17- Gelen kusuntunun geri gitmesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18- Orucu bozmaya niyet edip de bozmamak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19- Dis çektirmek. [Dis çekmek için morfin vurulmasi orucu bozar.]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20- Dis çektirince gelen kani tükürmek, yâhut tükürükten az ise yutmak da orucu bozmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21- Arinin kendiliginden sokmasi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oruç keffâreti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru: Oruç keffâreti nedir, nasil tutulur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap: Keffâret, Ramazan ayinin hürmet perdesini yirtmanin, ya'nî Ramazan orucunu bile bile bozmanin cezâsidir. Oruç keffâreti için ard arda altmis gün oruç tutmak lâzimdIr. Ramazan günü özürsüz, bir orucu bozmanin cezâsi, altmis gün, bir gün kazâsi ile 61 gün oruç tutmaktir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun için keffârete halk arasinda "61" denmektedir. Keffâret sadece Ramazanda kasten bozulan orucun cezâsidir. Baska oruçlar bozuldugunda keffâret gerekmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç Ramazanda keffâretleri olan veya bir Ramazanda iki gün keffâreti olan kimse, birinci keffâreti yapmamis ise, ikisi için yalniz bir keffâret yapar. Birinci keffâreti yapmis ise, ikinci keffâreti de ayrica yapmasi lâzimdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keffâret orucu, hastalik, yolculuk gibi bir özür ile veya bayram günlerine rastlamak sebebi ile bozulursa veya Ramazana rastlarsa, yeniden altmis gün tutmak lâzim olur. Kadinlar özür sebebiyle bozunca, yeniden baslamaz. Özrü bitince geri kalan günleri tutarak, altmisa tamamlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devamli hasta veya yagli olup altmis gün oruç tutamiyan kimse, bir fakîri, bir günde iki defa doyurmak üzere altmis gün yedirir. Altmis fakîrin her birine 1750 gram bugday veya un, yahut bunlarin kiymeti kadar ekmek, baska mal veya altin, gümüs vermek veya bunlari bir fakîre altmis gün vermek de câiz olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doyurmak için kâgit para da verilir. Oruç tutabilen kimsenin fakîrleri doyurmak sûretiyle keffâretten kurtulmaya çalismasi câiz degildir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8177674355581046396-8822116821492704927?l=ramazan.akderekoyu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ramazan.akderekoyu.com/feeds/8822116821492704927/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://ramazan.akderekoyu.com/2009/08/ramazan-orucu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8177674355581046396/posts/default/8822116821492704927'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8177674355581046396/posts/default/8822116821492704927'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ramazan.akderekoyu.com/2009/08/ramazan-orucu.html' title='RAMAZAN ORUCU'/><author><name>TURAN</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='07482984617962337747'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8177674355581046396.post-7446228372319559015</id><published>2009-08-09T23:03:00.000-07:00</published><updated>2009-08-09T23:05:04.468-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ramazan orucu ve oruç çesitleri'/><title type='text'>Ramazan orucu ve oruç çesitleri</title><content type='html'>Ramazan orucu müslüman , akilli ve ergenlik çagina gelmis kimselere farzdir. Ramazan orucu, kameri&lt;br /&gt;aylardan Ramazan ayinin bazen 29, bazen 30 gün sürmesine göre 29 veya 30 gün olarak tutulur. Oruçlarda niyet önemlidir. Niyet kalp ile olur. Geceleyin imsaktan önce veya imsak vaktinde ertesi gün oruç tutacagini kalbinden geçiren bir müslüman o günün orucuna niyet etmis olur. Oruç tutmak düsüncesi ile sahur yemegine kalkan kimse de oruca , niyet etmis sayilir. Ancak oruç tutan kimsenin hem içinden niyet etmesi, hem de dili ile "Niyet ettim Ramazan'in yarinki orucuna" diye söylemesi daha iyi olur.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bes çesit oruç vardir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) Farz oruç: Ramazan orucunun edasi ve kazasi farzdir. Keffaret oruçlarinin tutulmasi da farzdir.&lt;br /&gt;2) Vacip oruç: Adak oruçlari ile bozulan nafile orucun kaza edilmesi vaciptir.&lt;br /&gt;3) Sünnet oruç: Kamerî aylardan Muharrem ayinin 9-10 veya 10-11. günlerinde oruç tutmak sünnettir.&lt;br /&gt;4) Müstehap oruç: Kameri aylarin 13. 14. 15. günleri ile her haftanin Pazartesi ve Persembe günleri, Sevval ayinda 6 gün oruç tutmak müstehaptir.&lt;br /&gt;5) Mekruh oruç: Iki türlü mekruh oruç vardir:&lt;br /&gt;a. Muharrem ayinin sadece 10. günü, yalniz Cuma veya Cumartesi günleri oruç tutmak, iki orucu iftar etmeksizin birbirine eklemek veya senenin tamamini oruçlu geçirmek "TENZÎHEN MEKRUH"tur.&lt;br /&gt;b. Ramazan bayraminin birinci günü ile Kurban Bayraminin 4 günü oruç tutmak "TAHRÎMEN MEKRUH"tur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ramazanda oruç tutamayanlar ne yaparlar ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oruç tutmayacak kadar hasta olanlar, hastaya bakanlar, Ramazan ayinda yolculuk yapanlar,&lt;br /&gt;gebe veya emzikli olanlar, asiri yaslilar ve düskünler, aybasi hali veya logusalik halinde bulunan&lt;br /&gt;kadinlar Ramazan ayinda oruç tutmazlar.Bunlardan:&lt;br /&gt;a. Aybasi hali veya logusalik halinde olan kadinlar ile emzikli ve gebe olan kadinlar,&lt;br /&gt;bu özürleri sona erdikten sonra ve Ramazan ayi disinda oruçlarini kaza ederler.&lt;br /&gt;b. Yolcular, yolculuklari bitince oruçlarina baslarlar. Ramazan ayinda tutamadiklari&lt;br /&gt;oruçlarini Ramazan ayindan sonra tutarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oruca nezaman ve nasil niyet edilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orucun sahih olmasi için niyet etmek sarttir. Niyetsiz oruç makbul degildir.&lt;br /&gt;Ramazan orucuna, aksamdan itibaren kusluk vaktine kadar niyet edilebilir. Söyle ki:&lt;br /&gt;Normal olarak oruca, sahur yemegini yedikten sonra niyet edilir. Ancak sahurda uyanamayip yeme içme zamaninin bittigi imsak vaktinden sonra kalkan bir kimse, günes dogmus olsa bile, kusluk vaktine kadar o günün orucuna niyet edebilir. Yeter ki, imsak vaktinden sonra orucu bozacak bir sey yapmasin. Sahura kalkmak istemeyen bir kimse, aksamdan sonra yarinin orucuna niyet edebilir,&lt;br /&gt;geceleyin kalkip tekrar niyet etmesi gerekmez. Ramazan ayinda tutulamayan orucu, baska günlerde kaza ederken niyetin geceleyin «tan yeri agarmadan önce» yapilmasi gerekir. Keffaret oruçlari da böyledir. Bu oruçlara imsaktan sonra niyet edilmez. Niyet esasen kalp ile olur. Yani geceleyin, yarin oruç tutacagini kalbinden geçiren kimse niyet etmis demektir. Oruç tutmak düsüncesi ile sahur yemegine kalkan kimsenin bu düsüncesi de niyettir. Oruca kalp ile niyet etmek yeterlidir. Ancak kalp ile yapilan bu niyeti dil ile söylemek daha iyidir. Bu sebeple, oruç tutacak olan kimse, hem içinden niyet etmeli, hem de dili ile: " Niyet ettim Ramazan-i serifin yarinki orucuna "&lt;br /&gt;diye söylemelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orucu bozup kaza ve keffaret gerektiren haller&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oruçlu oldugunu bildigi halde kasden:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) Yemek, içmek, (ister gida maddesi, isterse ilaç olsun)&lt;br /&gt;2) Cinsi iliskide bulunmak.&lt;br /&gt;3) Sigara içmek&lt;br /&gt;Orucu bozar, kaza ve keffareti gerektirir.&lt;br /&gt;Bozulan orucun yerine gününe gün oruç tutmaktir.&lt;br /&gt;Bozulan bir gün orucun yerine iki ay veya altmis gün pespese oruç tutmaktir.&lt;br /&gt;Ramazan ayinda niyet ederek oruca baslayan bir kimse özürsüz olarak bile bile yiyip içse veya cinsi iliskide bulunsa orucu bozulur. Bozulan bu orucun gününe gün kaza edilmesi, ayrica oruç özürsüz olarak ve bile bile bozuldugu için de keffaret tutmasi gerekir.&lt;br /&gt;Baslanan bir orucu bilerek bozmanin dünyadaki cezasi keffarettir. Yani altmis gün birbiri ardinca oruç tutmaktir. Herhangi bir sebeple keffaret orucuna ara verilir veya eksik tutulursa yeniden baslayip altmis günü kesintisiz tamamlamak lazimdir. Kadinlar keffaret orucu tutarken araya giren âdet günlerini tutmazlar, âdet halleri bitince ara vermeden temiz günlerinde oruca devam ederek altmis günü tamamlarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oruçluya mekruh olan hususlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) Bir seyi dilinin ucuyla gereksiz yere tatmak&lt;br /&gt;2) Lüzumsuz yere bir sey çignemek&lt;br /&gt;3) Sakiz çignemek&lt;br /&gt;4) Kendisinden emin olmayan bir kisinin hanimini öpmesi, boynuna sarilmasi, kucagina almasi&lt;br /&gt;5) Tükrügü agizda biriktirip yutmak&lt;br /&gt;6) Kan aldirmak&lt;br /&gt;7) Kendini zayif düsürecegini tahmin ettigi yorucu bir iste çalismak&lt;br /&gt;8) Agzina su alip çalkalamak&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8177674355581046396-7446228372319559015?l=ramazan.akderekoyu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ramazan.akderekoyu.com/feeds/7446228372319559015/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://ramazan.akderekoyu.com/2009/08/ramazan-orucu-ve-oruc-cesitleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8177674355581046396/posts/default/7446228372319559015'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8177674355581046396/posts/default/7446228372319559015'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ramazan.akderekoyu.com/2009/08/ramazan-orucu-ve-oruc-cesitleri.html' title='Ramazan orucu ve oruç çesitleri'/><author><name>TURAN</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='07482984617962337747'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8177674355581046396.post-232928102252363396</id><published>2009-08-09T23:02:00.001-07:00</published><updated>2009-08-09T23:02:45.183-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hadislerde Ramazan  ve Oruç'/><title type='text'>Hadislerde Ramazan  ve Oruç</title><content type='html'>Ademoğlunun her ameli katlanır. Hayır ameller en az on misliyle yazılır, bu yediyüz misline kadar çıkar. Allah Teâla Hazretleri şöyle buyurmuştur: "Oruç bu kaideden hariçtir. Çünkü o sırf benim içindir, ben de onu dilediğim gibi mükâfaatlandıracağım. "&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allahümme leke sumtü ve ala rızkıke eftartü. (Ey Allahım senin rızan için oruç tuttum ve senin rızkınla orucumu açıyorum.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biriniz yemeğe davet: edilince, oruçlu ise: "Ben oruçluyum" desin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim orucumuzla Ehl-i Kitab'ın orucunu ayıran fark sahur yemeğidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu mübarek aya girmiş bulunuyorsunuz. Bu ayda bir gece vardır ki bin aydan hayırlıdır. Bu gecenin hayır ve bereketinden mahrum kalan bir kimse, bütün hayırlardan mahrum kalmış gibidir. Onun hayrı ise sadece (uhrevi saadetten) mahrum kimseye haramdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer. Oruçlular girdiler mi artık kapanır, kimse oradan giremez. Oraya kim girerse ebediyyen susamaz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi günleri, farz oruçlar dışında oruç tutmayın. Sizden biri, o gün, üzüm çöpünden veya bir ağaç kabuğundan başka (yiyecek) bir şey bulamasa bile, onları emip oruç tutmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gündüz orucuna sahur yemeği ile yardımcı olun, kaylüle (öğle uykusu) ile de gece namazına yardımcı olun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşeyin bir zekatı (temizlenme vasıtası) vardır, cesedin zekatı oruçtur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlar iftarda ta'cile yer verdikleri müddetçe hayır üzere devam ederler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadın, kocası varken izin almadan (nafile) oruç tutmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim bir kavme misafir olursa, onlar müsaade etmedikçe (nafile) oruç tutmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim kendiliğinden kusacak olursa, üzerine kaza gerekmez. Kim de isteyerek kusarsa orucunu kaza etsin."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim, üzerinde Ramazan ayının orucu olduğu halde ölecek olursa, (ölünün velisi) her bir gün yerine, bir fakire yiyecek versin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim oruçlu olduğu halde unutur ve yerse veya içerse orucunu tamamlasın. Çünkü ona Allah yedirip içirmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim üzerinde oruç borcu olduğu halde ölürse, velisi ona bedel tutar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim yalanı ve onunla ameli terketmezse (bilsin ki) onun yiyip içmesini bırakmasına Allah'ın ihtiyacı yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nice oruçlular vardır ki, tuttuğu oruçtan yanına sadece çektiği açlık kâr kalır. Nice gece namazı kılanlar vardır ki, onların da kârı gece uykusuz kalmaktan ibarettir."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nübüvvet (peygamberlik) amellerinden biri de iftarın ta'cili (öne alınması), sahurun da te'hir edilmesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku, Allah indinde misk kokusundan daha hoştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oruç perdedir. Biriniz birgün oruç tutacak olursa kötü söz sarfetmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa "ben oruçluyum!'' desin ve ona bulaşmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oruç, sabrın yarısıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oruclu olan kimse, hurma ile iftâr etsin! Çünki hurma bereketlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oruçlunun hayırlı hasletlerinden biri misvak kullanmasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oruçlunun yanında oruçsuzlar yemek yiyecek olursa, melekler oruçluya rahmet okurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ramazan ayında, hasta veya ruhsat sahibi olmaksızın kim bir günlük orucunu yerse, bütün zaman boyu oruç tutsa bu orucu kaza edemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece şafaktan önce niyet edenlerin orucu muteberdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahur yemeği yemek, berekettir. Bir yudum su ile de olsa onu terketmeyiniz. Şüphesiz sahur yemeği yiyenleri Allah Teâlâ mağfiret eder, melekler de onlar için istiğfar ederler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahur yemeği yiyin, zira sahurda bereket var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seferde Ramazan orucu tutan hazerde oruç tutmayan gibidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Susuzluk gitti, damarlar ıslandı, inşaallah Teâlâ sevap kesinleşti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şurası muhakkak ki, oruçlunun iftarını açtığı zaman reddedilmeyen makbul bir duası vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şükreden oruçsuz kimseye, sabreden oruçlunun sevabının misli verilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8177674355581046396-232928102252363396?l=ramazan.akderekoyu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ramazan.akderekoyu.com/feeds/232928102252363396/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://ramazan.akderekoyu.com/2009/08/hadislerde-ramazan-ve-oruc.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8177674355581046396/posts/default/232928102252363396'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8177674355581046396/posts/default/232928102252363396'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ramazan.akderekoyu.com/2009/08/hadislerde-ramazan-ve-oruc.html' title='Hadislerde Ramazan  ve Oruç'/><author><name>TURAN</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='07482984617962337747'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8177674355581046396.post-6278158159078183958</id><published>2009-08-09T22:58:00.000-07:00</published><updated>2009-08-09T23:00:48.148-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Orucun farzları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Günah işleyenin orucu'/><title type='text'>Orucun farzları  ve Günah işleyenin orucu</title><content type='html'>Sual: Orucun farzı kaçtır?&lt;br /&gt;CEVAP&lt;br /&gt;Orucun farzı üçtür. Bunlar:&lt;br /&gt;1- Niyet etmek.&lt;br /&gt;2- Niyeti, ilk ve son vakitleri arasında yapmak.&lt;br /&gt;3- İmsak vaktinden güneşin batmasına kadar olan zaman içinde, orucu bozan her şeyden sakınmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sual: Oruca niyetin vakti ne zaman başlar?&lt;br /&gt;CEVAP&lt;br /&gt;Ramazan ve nafile oruçlara niyetin ilk vakti, güneş battıktan sonra başlar. Son vakti ise, ertesi günü öğleye bir saat kalıncaya kadardır. Kaza ve kefaret oruçlarında ise, akşamdan imsak vaktine kadardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ramazanda oruca niyet ederken, akşamdan imsak vaktine kadar, “Yarın oruç tutmaya”, imsaktan sonra ise “Bugün oruç tutmaya” denir. Yanılıp yanlış söylense de, oruç tutulacak gün bilindiği için mahzuru olmaz. Ramazanda bir aylık oruca toptan niyet edilmez, her gün ayrı ayrı niyet etmek farzdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece yatarken yemeği yiyip veya yemek yemeden niyet edilse, sonra gece uyanınca, sahura kalkınca yemek yemekte mahzur yoktur. Akşam yemeği yerken niyet etmek iyi olur. Niyetten sonra da, imsak vaktine kadar yiyip içmekte mahzur yoktur. Ramazanda, “Yarın dişim ağrımazsa oruç tutarım, ağrırsa tutmam” diye akşamdan niyet edilse, böyle şüpheli niyet ile oruç tutmak sahih olmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sual: Bozulursa kefaret olmasın diye, Ramazan orucuna imsaktan sonra niyet etmek caiz mi?&lt;br /&gt;CEVAP&lt;br /&gt;Caizdir, fakat böyle bir şeye lüzum yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sual: Ramazanda gece niyet etmeyi unutan ne yapmalı?&lt;br /&gt;CEVAP&lt;br /&gt;Öğleye bir saat kalıncaya kadar niyet edilir. Sahura kalkmak niyettir, oruç tutmak niyetiyle yatmak da niyettir, sahura kalkılmasa da oruca niyet edilmiş olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sual: Takvimlerde yazılı olan imsak ne demektir? Bu vakitte sabah namazı kılınır mı?&lt;br /&gt;CEVAP&lt;br /&gt;İmsak, gecenin bitimi, yiyip içmenin yasak olan vaktin başlaması demektir. Türkiye Takvimi’nde yazılı olan imsak vaktinde, yiyip içmeyi kesmelidir! Türkiye'de, bundan 15-20 dakika kadar sonra sabah namazı kılınabilir! Yanlış takvimlere göre hareket edip de, yiyip içmeye ezan okununcaya kadar devam eden kimsenin, suçu yanlış takvime bulması, kendini mesuliyetten kurtaramaz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyaz iplik, siyah iplik&lt;br /&gt;Sual: Babam oruç tutarken, takvime göre değil, Kur’ana göre hareket ediyor. Siyah iplikle beyaz iplik birbirinden ayrılıncaya kadar yiyip içiyor. Ortalık ağardığı için şüpheleniyorum. Doğru mu?&lt;br /&gt;CEVAP&lt;br /&gt;Bekara suresindeki, (Beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyip için) mealindeki 187. âyetindeki iplikler, gündüzün beyazlığı ile gecenin siyahlığıdır. Âyet-i kerimenin anlamı, (Gündüzün aydınlığı ile gecenin karanlığı, iplik gibi birbirinden ayrılıncaya kadar yiyip için) demektir. Bu âyet-i kerimeyi duyan bir zat, (Ya Resulallah, ben gündüzün geceden ayrıldığını öğrenmek için yastığımın altına bir beyaz iplik ile bir siyah iplik koydum. Fakat gecenin bitişini yine de tespit edemedim) dedi. Bunun üzerine, Peygamber efendimiz, (O iplikler, gündüzün aydınlığı ile gecenin karanlığıdır) buyurdu. Eğer Peygamber efendimiz açıklamasa idi, beyaz ipliğin aydınlık, siyah ipliğin karanlık olduğunu nereden bilecektik? Kur’an-ı kerimden anladığımıza uyarak, gencin babası gibi, bilhassa bulutlu havalarda, daha ortalık karanlık diye, güneş doğana kadar yiyip içerdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günah işleyenin orucu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sual: Bazıları, (Namaz kılmayan, içki içen, açık gezen veya başka günah işleyen bir kimse, boşuna oruç tutmamalı) diyorlar. Bu söz doğru mudur?&lt;br /&gt;CEVAP&lt;br /&gt;Hayır, dine aykırıdır. Birkaç günah işleyenin, diğer günahları da yapması gerekmez. Hem oruç tutup hem de günah işleyen kimse, oruç tutmakla hasıl olan büyük sevaba kavuşamaz. Fakat ahirette niçin oruç tutmadın diye hesaba çekilmez. Oruç borcunu ödemiş olur. Hatta orucun bereketiyle diğer günahlardan da kaçma imkanı olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:&lt;br /&gt;(Bütün günahlara tevbe edip hepsinden kaçmak büyük nimettir. Bu yapılamazsa, bazı günahlara tevbe etmek de nimettir. Bunların bereketiyle belki bütün günahlara tevbe etmek nasip olur. Bir şeyin bütünü ele geçmezse, hepsini de kaçırmamalı.) (Mektubat, 2.c. 66.m.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Namazın dinimizdeki yeri, oruca göre daha önemli ise de, bir kimseye namaz kılmadığı için, (oruç da tutma) denmez. Aksine, (Namaz kılamıyorsan, orucu bari terk etme) denir. Namaz kılmamakla büyük bir günaha giren kimse, oruç tutmazsa günah miktarı daha da çok artar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç günaha müptela olan kimse, birinden vazgeçmek isterse, ona, (Diğerlerini bırakmadığına göre bu günaha da devam et) denmez. Günah miktarı ne kadar azaltılırsa o kadar iyi olur. Allah’tan korkup bir günahtan vazgeçmek iman alametidir. Hadis-i şerifte, (Ömründe bir defa Allahü teâlâyı anan veya Ondan korkan Müslüman, Cehennemden çıkar) buyuruldu. (Tirmizi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günah işleyen, oruç tutuyor veya zekat veriyorsa, (Aman bunları bari bırakma) demelidir! Bu ibadetleri de yapmazsa, dinden tamamen uzaklaşabilir. Korkutmaktan çok, müjdeleyici olmak gerekir. Peygamber efendimiz, (Allahü teâlânın rahmetinden ümit kestirip, dinden nefret ettirenlere lanet olsun! Kolaylaştırın, güçleştirmeyin) buyurdu. (Müslim, Şir’a)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir genç, Peygamber efendimize, (Şu üç günahı bırakamıyorum) dedi. O üç günah, yalan, zina ve içkidir. Resulullah efendimiz, (Bu üç günahtan yalanı benim için bırak) buyurdu. O genç, kabul edip gitti. Daha sonra, diğer iki günahı işlemek isteyince, (Bu günahları işleyip Resulullahın karşısına çıkınca, “Ben işlemedim” desem yalan söylemiş olurum. Eğer işlediğimi söylersem, beni cezalandırır) diye düşündü. Diğer iki günahtan da vazgeçti. (Şir’a)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kelime-i şehadeti dil ile söyleyip kalb ile de tasdik eden Müslümandır. Günah işleyen Müslümanlıktan çıkmaz. Bir hadis-i şerifte buyuruldu ki:&lt;br /&gt;(Cebrail aleyhisselam, “Ümmetine müjde ver ki, müşrik olarak ölmeyen Cennete girer” dedi. Ben, “Zina ve hırsızlık eden de mi Cennete girer” diye üç defa sordum. “Evet, zina ve hırsızlık eden de Cennete girer” dedi. Daha sonra, “İçki içse de, yine sonunda Cennete girer” dedi.) buyuruldu. (Buhari, Müslim, Bezzar) (Eğer şefaate uğramamışsa veya günahı sevabından fazlaysa, cezasını çektikten sonra Cennete girer.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu, Ehl-i sünnet itikadıdır; günahları hafif görmek değildir. Bu inanış, insanı günaha sevk etmemeli! Her günah, kalbi karartır, insanı küfre sürükleyip Cehennemde ebedi kalmaya sebep olabilir. Her günahtan kaçınmalı, çünkü Allah’ın gazabı günahlar içinde saklıdır. Belam-ı Baura, çok ibadet eden büyük bir âlim iken, bir günah yüzünden kâfir oldu. Günah işleyen hemen tevbe etmelidir! (K.Saadet)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaynak:dinimizislam.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8177674355581046396-6278158159078183958?l=ramazan.akderekoyu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ramazan.akderekoyu.com/feeds/6278158159078183958/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://ramazan.akderekoyu.com/2009/08/orucun-farzlar-ve-gunah-isleyenin-orucu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8177674355581046396/posts/default/6278158159078183958'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8177674355581046396/posts/default/6278158159078183958'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ramazan.akderekoyu.com/2009/08/orucun-farzlar-ve-gunah-isleyenin-orucu.html' title='Orucun farzları  ve Günah işleyenin orucu'/><author><name>TURAN</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='07482984617962337747'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8177674355581046396.post-1921569051809170976</id><published>2009-08-09T22:52:00.000-07:00</published><updated>2009-08-09T22:57:19.134-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Oruç tutmak faydalıdır'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Oruç ve aç durmak'/><title type='text'>Oruç ve aç durmak</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Sual: Bazıları aç ve susuz durmanın ne faydası olur ki diyorlar. Oruç tutmaktan maksat nedir?&lt;br /&gt;CEVAP&lt;br /&gt;Oruç, yalnız aç ve susuz kalmak değildir. Bir hayvanı veya inanmayan bir kimseyi bir odaya hapsedip aç, susuz bırakmakla oruç tutturulmuş olmaz. Orucun, sabır, şükür, nefs terbiyesi gibi diğer ibadetlerle irtibatı vardır. Onun için hadis-i şerifte, (Her şeyin bir kapısı vardır. İbadetlerin kapısıysa oruçtur) buyuruldu. (İbni Mübarek)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinir sistemimizin vücuttaki yeri çok mühimdir. Dil sinirleri felç olan konuşamaz. Bacaktaki sinirler felç olursa, insan yürüyemez. Sinirimizin bozulması nispetinde hayatımız, az veya çok tehlike içindedir. Siniri bozuk kimse, huzursuz olur, sabredemez. Cemiyetteki kavgaların, cinayetlerin çoğu sinirli olmaktan, sabredememekten ileri gelmektedir. (Oruç sabrın, sabır da imanın yarısıdır) hadis-i şerifi oruç tutanın sabırlı olduğunu bildirmektedir. (Ebu Nuaym)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böylece, orucun imandan da olduğu görülmektedir. İmanlı olan da, imanının kuvvetine göre suç ve günah işlemez. Sinirine hakim olur. Her şeyin bir zekatı vardır. Vücudun zekatıysa açlıktır. Oruç tutarak aç kalanın arzuları kırıldığı için sabretmesi kolay olur. Oruç tutan aç durur. Aç durmak iyidir: Aç duranın basireti açılır. Anlayış kabiliyeti artar. Hadis-i şeriflerde, (Aç duranın idraki artar, zekası açılır) ve (Tefekkür, ibadetin yarısı, az yemekse tamamıdır) buyuruldu. (İ. Gazali)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok yiyen çok uyur, çok uyuyanın da ömrü boşa geçmiş olur. Çok yiyen sarhoş gibi olur, dimağı yorgunlaşır. Zekası, zihni dumura uğrar. Açlık, kalbde incelik doğurur. Hadis-i şerifte, (Az yiyenin içi nurla dolar ve Allahü teâlâ, az yiyip içen ve bedeni hafif olan mümini sever) buyuruldu. (Deylemi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açlıkta arzular kırılır, nefsimiz uysallaşır, serkeşliği kalkar. Çok yemek, gafleti doğurur. Azgın bir atı zaptetmek zor olduğu gibi, çok yedirmekle azan nefsi zaptetmek de zordur. Açlıkla terbiyesi kolaylaşır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:&lt;br /&gt;(İnsan kalbi tarladaki ekin, yemek ise yağmur gibidir. Fazla su ekini kuruttuğu gibi, fazla gıda da kalbi öldürür.) [İ.Gazali]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her zaman tok olan şefkatsiz ve merhametsiz olur. Tok, açın hâlini bilmez. Çok yiyen sert ve katı kalbli olur. Hadis-i şerifte, (Çok yiyip içmekle kalbinizi öldürmeyin!) buyuruldu. (İmam-ı Gazali)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Oruç tutmak faydalıdır&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sual: Oruç tutmak vücuda zarar verir mi?&lt;br /&gt;CEVAP&lt;br /&gt;Hayır; çünkü Allahü teâlâ, zararlı olan bir şeyi emretmez. Tıp uzmanları diyor ki:&lt;br /&gt;Oruçlu kimselerde adrenalin ve kortizon hormonları kana daha kolaylıkla karışmaktadır. Bu hormonlar, tesirlerini kanserli hücreler üzerinde de göstermektedir. Böylece bu hormonlar kansere karşı bir çeşit kalkan rolünü oynamakta, yani kanser hücrelerinin çoğalmasını önlemektedir. Oruç tutan bünye, adeta bakıma girer, iç organları saran yağlar erir, vücudun zindeliği artar, direnme gücü kazanır, mide, böbrek, şeker, kalb ve karaciğer hastalıklarına karşı mukavemeti artar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karaciğer, oruçlu iken, 3-5 saat istirahat eder, gıda depolama işine bir müddet ara vermiş olur. Bu arada, korunma sistemini güçlendirici globülinleri hazırlar. Midedeki kaslar ve salgı ifraz eden hücreler, oruç müddetince birkaç saat dinlenir. Kan hacmi de azaldığı için tansiyon düşerek kalb rahatlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gıda artıkları iyi yakılmayınca, damarları yıpratır. Yakılmayan yağlar, damarları daraltır, damar sertliği denilen rahatsızlığa sebep olur. Akşama doğru vücutta gıda hemen hiç kalmaz. Yani bütün gıdalar yakılmış olur. Bu bakımdan bazı hastalıklara, bilhassa damar sertliği olanlara oruç tutmak iyi gelmektedir. Oruç iken vücudun diğer organlarında da dinlenme olur. Az yemek ve oruç tutmak vücudun sıhhati için önemlidir. Zekat, malın kiridir. Zekat veren, malını kirden koruduğu gibi, oruç tutan da vücudun zekatını ödemiş, hastalıklardan onu korumuş olur. Peygamber efendimiz, (Her şeyin bir zekatı vardır. Vücudun zekatı ise oruçtur) buyurmuştur. (İbni Mace)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orucun faydaları çoktur. Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:&lt;br /&gt;(Oruç iç organları inceltir. Eti eritir ve Cehennem ateşinden uzaklaştırır. Gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve hiç kimsenin hatırına, hayaline gelmeyen Allahü teâlânın nimetleri ancak oruç tutana nasip olur.) [Taberani]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orucun sevabı diğer ibadetlere göre daha fazladır. Hadis-i kudside, (Her iyiliğe, on mislinden 700 misline kadar sevap verilir. Fakat oruç bana mahsustur, onun mükafatını ben veririm. Çünkü kulum, benim için şehvetini ve yeme içmesini bırakmıştır) buyuruldu. (Buhari)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her iyiliğin sevabını Allahü teâlâ verdiği halde, orucun sevabı için, (Ben veririm) buyurmasının hikmeti vardır. Yeryüzünün tamamı Allahü teâlânın mülkü olduğu halde, Kâbe’ye Beytullah yani (Allah’ın evi) denmesi ona şeref vermek içindir. (Oruç bana mahsustur) demekle de ona özel bir şeref vermiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oruç tutana verilecek sevabın muayyen bir ölçüsü yoktur. Oruçlunun durumuna göre, çok sevap verilecektir. Başkaları oruç yerken oruç tutmak daha sevaptır. Hadis-i şerifte, (Oruçlunun yanında oruçsuzlar yiyince, melekler, oruçluya dua eder) buyuruldu. (Tirmizi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herhangi bir sebeple nafile oruç tutamayan, şükretmeli; misafirlere, fakirlere yemek yedirmelidir. Hadis-i şerifte, (Şükredip yemek yediren, sabredip oruç tutan gibidir) buyuruldu. (Tirmizi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şükredenlere çok mükafat verilecektir. Şükür, İslamiyet’e uymak demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmam-ı Rabbani hazretleri, (Ramazanda nafile ibadetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan farzlar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu aya saygısızlık edenin, bu ayda günah işleyenin bütün senesi günah işlemekle geçer) buyurmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O halde bilhassa Ramazan ayında günah işlemekten daha çok sakınmak gerekir. Mübarek yerlerde yapılan ibadetlere de daha çok sevap verilir. Hadis-i şerifte, (Mekke’de bir Ramazan orucu tutmak, başka yerde tutulan bin Ramazan orucundan efdaldir) buyuruldu. (Bezzar)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cuma günü yapılan ibadetlere de kat kat sevap verilir. Cuma günü işlenen günahlar da iki kat yazılır. Kıymetli günlerin değerini bilmek ve gereğini yapmak gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaynak:dinimizislam.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8177674355581046396-1921569051809170976?l=ramazan.akderekoyu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ramazan.akderekoyu.com/feeds/1921569051809170976/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://ramazan.akderekoyu.com/2009/08/oruc-ve-ac-durmak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8177674355581046396/posts/default/1921569051809170976'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8177674355581046396/posts/default/1921569051809170976'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ramazan.akderekoyu.com/2009/08/oruc-ve-ac-durmak.html' title='Oruç ve aç durmak'/><author><name>TURAN</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='07482984617962337747'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8177674355581046396.post-7102960900694628102</id><published>2009-08-09T22:36:00.000-07:00</published><updated>2009-08-09T22:43:59.009-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KUR&apos;AN-I KERIM HATMI SERIF'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='HADİS İ ŞERİF'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='RAMAZAN'/><title type='text'>KUR'AN-I KERIM HATMI SERIF</title><content type='html'>&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-4134765905857486596&amp;hl=en" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;    &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-5413591716052709942&amp;hl=en" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-6658252394704118874&amp;hl=en" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;    &lt;br /&gt;&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=9046575186794524736&amp;hl=en" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-8898268365594348234&amp;hl=en" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;    &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=4506957326765865078" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=2743921608486612344" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-2504756183596221249" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=1883331668525168458" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=2108920491544342012" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-7701128191481102828" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=7334817462357706752" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-3567526394843350124" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-8794210413541322107" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=7458376087339010488" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=3525670263804885309" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=6336378812600437091" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;    &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-4273138472638761005" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-1086366647089042085" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;    &lt;br /&gt;&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=5309426585151749008" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-5554659932259837772" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;    &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-8892485832396965869" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-5234724754034004244" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=6185604379199612658" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-7161396825430270468" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-7510590070057236029" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=8313392448944267711" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=331855903359780028" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-5648333768802942739" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed style="width:500px; height:350px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=7416747210415836101" flashvars=""&gt; &lt;/embed&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8177674355581046396-7102960900694628102?l=ramazan.akderekoyu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ramazan.akderekoyu.com/feeds/7102960900694628102/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://ramazan.akderekoyu.com/2009/08/ttt.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8177674355581046396/posts/default/7102960900694628102'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8177674355581046396/posts/default/7102960900694628102'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ramazan.akderekoyu.com/2009/08/ttt.html' title='KUR&apos;AN-I KERIM HATMI SERIF'/><author><name>TURAN</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='07482984617962337747'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry></feed>